Avustralya'nın iç kesimi ve batısında kurak iklim hüküm sürer. Günlük ve yıllık sıcaklık değişmeleri fazladır. Buralar yer yer kırmızı kumlar ve tuzlu topraklarla kaplıdır. Avustralya çölleri, Afrika ve Asya'daki çöllerden son derece farklıdır. Örneğin 100 mm'nin altında yağış alan sahalarda kanguru, deve ve koyunların otlayacağı kadar ot örtüsü yetişmektedir; hatta Eyre Gölü yakınında akasyaların çoğunlukta olduğu bir millî park kurulmuştur.
Adanın güneyinde Akdeniz iklimi hüküm sürer. Doğu bölümünde nemli ve sıcak iklim görülür. Buradaki yüksek sahalar yağışlıdır; yıllık ortalama yağış 1000-2000 mm arasındadır. Adanın kuzeyindeki kıyı kuşağında ekvatoral iklim görülür. Bu sahada devamlı yeşil olan ve boyları 50 m'yi aşan okaliptüs ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlar yetişir.
Avustralya'nın diğer bir özelliği, diğer kıtalarla bağlantısı olmayan bu kocaman adanın kendine özgü flora ve faunasının bulunmasıdır, ülkede, 50'den fazla kanguru türü, keseli bir hayvan olan koala, evcilleşmeyen köpekler, çok sayıda kuş türü ve et yiyen memeli hayvanlar yaşamaktadır. Avustralya, bazı çöl bitkileri, 500'den fazla okaliptüs ve 600'den fazla akasya türüne sahiptir.
Nüfusu ve yerleşmesi: Avustralya'nın ilk yerlileri, Endonezya takım adalarından gelmişlerdir. Hâlen yerli halk, 500-600 kabileden oluşan aile grupları halindedir. Bunlar birbirlerinden farklı 200'ün üzerinde dil konuşurlar. Bu yerlilerin bir bölümü günümüzde ülkenin orta bölümündeki kurak sahalarda kendilerine özgü geleneksel hayat şartlarını sürdürürken diğer bir bölümü de kentlerde yaşamaktadır.
Avustralya'ya ilk gelen yabancılar Çinlilerdir. Adaya Avrupa'dan ilk olarak 1500'lü yılların başında gelen Portekizlileri, 17. yüzyılın başlarında (1606) kuzeydeki Cape York'a gelen Hollandalılar takip etmiştir. 1642'da Abel Tasman, bugünkü Tasmania adasını keşfetmiştir. 22 Ağustos 1770'te İngiliz denizci Cook, adanın güneydoğusuna ulaşarak bugünkü New South Wales eyaletinin adını koymuştur.
1950'ye kadar Avustralya'da yerlilerin dışında tek bir kültüre mensup toplumlar yani İngilizler, İskoçlar ve İrlandalılar bulunuyordu. Adanın ekono¬misinden yönetim biçimine ve yiyeceğinden içeceğe kadar her şeyinde İngilizlerin etkisi hâkim olmuştur. Ancak günümüzde İngilizlerin etkisi azalmaya ve bunun yerine özellikle ABD kültür ve ekonomisi etkin olmaya başlamıştır.
Ülke nüfusunun büyük bir bölümü kıyı bölgelerindeki kentlerde yaşar. Önemli kentleri; Sydney (Sidney, nüfusu 4.3 milyon), Melbourne, Brisbane, Perth (Pört) ve Adelaide (Adelay)'dır. 1788'de kurulan Sydney, adanın en eski kentidir. Bu kentte, demir-çelik fabrikalarının sıcak suları kullanılarak mükemmel bir ısıtma sistemi kurulmuştur. Sydney'in modern limanı, ticarî faaliyetleri arttırarak şehre ayrı bir fonksiyon kazandırmıştır. Ülkenin ikinci büyük şehri Melbourne, önemli bir sanayi merkezidir. Başkent Camberra (Kambera) küçük bir kent olmasına rağmen Amerikan mimari tarzına göre süslenmiş çok güzel bir kentdir.
Ekonomisi: Avustralya, dünyanın önde gelen zengin ülkeleri arasındadır. Burada yaşayan insanların hayat standartları yüksektir (hastahanelerde her bin kişiye 6 yatak, her iki kişiden birine otomobil, 1,8 kişiye 1 telefon düşmektedir ve ülke halkının % 70'i oturduğu evin sahibidir).
Tarım, Avustralya ekonomisinde hâlâ önde gelen bir faaliyet koludur. Yüksek ölçüde makineleşme, ileri teknolojinin uygulanması sayesinde tarımsal üretimde önemli artışlar sağlanmaktadır, ülkenin % 6 kadarı, tarla ve meyve bahçeleri ile kaplıdır. Çayır ve otlaklar ülkenin yarıdan biraz fazlasını oluşturur. Bu sahalarda milyonlarca hayvan beslenir (106 milyon koyun, bunun % 75'i merinos koyunu). Bu nedenle ülke, dünyadaki en fazla yün üreticisidir. üretilen yünün % 90'ı Japonya ve Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilir. Büyükbaş hayvanlardan sığır (28 milyon) beslenir, üretilen hayvansal ürünlerin bir bölümü ihraç edilir. Etrafı denizlerle çevrili olmasına karşın et ihtiyacı hayvansal ürünlerden sağlandığı için balıkçılık ikinci plânda kalmıştır.
|